hayatta newbie olmak

hayatta newbie olmak

bir şekilde bilgisayar işine girdik. https://eksisozluk.com/lamer-ve-newbie-arasindaki-farklar–303271?nr=true&rf=lamer%20ve%20newbie%20arasindaki%20farklar yazısını da okuduk.

lamer, birseyi bildigini sanip agzindan salyalar aka aka ortalarda gezinen, “ejehaeh haehaej” gibi gulen, buyuklu kucuklu veya l337 yazmaktan gurur duyan, hacker oldugunu iddia eden zavallilara denir. kotu birseydir.

newbie, bir ise yeni baslamis, bir ortama yeni girmis, buyuk ihtimalle kurallari bilmeyen ve birtakim yanlislar yapan, iyi niyeti yuzunden basi belaya girmis kimselerdir. bazilari da lamerleri gorup, bilgi sahibi olmadigi icin “hmm boyle olmam lazim sanirim” diyerek hataya duserler. iyi degildir, ancak kotu de degildir. herkes newbie olarak girer ortama..

yazısını da okuduk.

peki bu sadece bilgisayar için geçerli bir metin midir ? “hmm böyle olmam gerekiyor sanırım” diyip de hatalara düşemez miyiz ?

yanlış olan doğru , doğru olan yanlış diye birşey vardır. birşey doğrudur mesela karşındaki hızlı koşamaz ama sen tutup ona kağnısın dersen patavatsızlık bir yana kalp kırmış da olursun.

bir başka deyişle “hayır” “şer” ilişkisi de var.

newbie olmak sorun değil , mesele newbie olduğunun farkında olmamak …

ben de ışığın göze görünen ilk rengini seçiyorum şimdi yani newbie rengini 🙂

Teşekkürler

hayatta newbie olmak

Kişisel çalışmalarım ve topluluk araştırmalarım

Kişisel çalışmalarım ve topluluk araştırmalarım

Çeşitli toplulukların geliştirme süreçlerini yakından izliyorum ve yorumlarımı yapıyorum.Henüz ürün üretme seviyesine gelmediğim için var olan bilgimi arttırmaya çalışarak piyasa analizi yapmaya çalışıyorum.Ortak blog için manyaklık seviyesinde bir alan adı satın alma aşkım olsa da hwpplayers alan adı şimdilik bana yeterli gibi geliyor.Yeterli katkıcı sayısına ulaştığımda paralı sunucuda barındırılan bir wordpress blogu açacağım.Tabi bu arada kafamın rahatlaması gerekiyor daha doğrusu olgunlaşmam gerekiyor.En sevmediğim şey para verince birşeyin yapılabileceğini sanmak.Bunu çevremdeki teknik destek veren arkadaşlarımdan da öğrendim.

İlla benim grubumda olun demiyorum.Ama araştırmayı seviyorsanız , teknolojileri takip ediyorsanız bilgi alışverişinden hoşlanıyorsanız kendi lisans koşullarınızla grubumda yer alabilirsiniz.

Teşekkürler.

Kişisel çalışmalarım ve topluluk araştırmalarım

Ortak blog arayışım

Ortak blog arayışım

Şimdilik üç kişilik bir blog kümesi kurdum.Yazar sayısını arttırma niyetindeyim.Blog gezegeni sistemi olmasına rağmen bu düşünceyi genişletmeyi düşünüyorum.Katılmak isteyenler şimdilik ücretsiz ve deneme amaçlı yayın yapan sitemizi ziyaret edebilir.

Yazılım Güncesi ya da Yazılımcı tepesi ismindeki siteye bakabilirsiniz.

Ayrıca İngilizce dilinde yazmayı düşündüğüm bir kişisel google blog’um da var.

Mert Gör Blogspot sayfası şimdilik boş duruyor.

İlerde ne yapacağıma karar vereceğim.Şimdilik ücretsiz bloglar yeterli geliyor.

Teşekkürler.

Ortak blog arayışım

Açık kaynak modeline yönelen programlama dilleri

Açık kaynak modeline yönelen programlama dilleri

Dot Net’in ve Swift’in ikisinin de birbirine benzediğini düşünüyorum.Kendi çıkarları doğrultusunda açık kaynak gibi bir geliştirme modeli kullanacaklar.Ama hala aklımda Python var.İlla yüksek seviyeli bir dil öğrenilecekse Python’u tercih ederim.Konu burada da konuşulmuş.

Teşekkürler , iyi çalışmalar.

Açık kaynak modeline yönelen programlama dilleri

Bilgisayar’ı nasıl kullanıyorum

Bilgisayar’ı nasıl kullanıyorum ?

Bilgisayarla tanışmam 1995li yıllarda oldu.Sanıyorum ki Windows 95 veya Windows 98’i kullandım.İlk çıkan futbol oyunlarını oynadım.O aralar Netscape ve ICQ kullanıyordum.Onun öncesinde “ateri” oyunları oynardım.Sonrasında da bir süre oynamaya devam ettim.Açıkçası Commodore göremedim ancak bir benzeri cihazı gördüm.Gerçi onunla sadece oyun oynayabilmiştim.Yani yazılımsal anlamda birşey yapamamıştım.

İlk bilgisayarımı 2005 yılında alabildim ve Windows XP kullanıyordum.Bilgisayarı internette gezinmek , sohbet etmek , müzik dinlemek ve internet üzerinden oynanan oyunları oynamak için kullanıyordum.Sonra araya üniversite dönemi girdi ve yine aynı işleri yaparak bilgisayar kullanmaya devam ettim.

Kendime yeni bir bilgisayar almaya karar verdiğimde bilgisayarla ilgili kavramları araştırmaya başladım.İşletim sistemi nedir , bulut nedir gibi sorular sormaya başladım.Sonrasında bir bilgisayar kursuna yazıldım ve hala bu kursta çeşitli dersler görmeye devam ediyorum.

Windows’un dışında Mac OS X , BSD ve GNU/Linux türevlerini inceleme ve kullanma fırsatım oldu.Bir şirketim olsa ve bir araştırma-deney ortamı kursam diğer UNIX türevleri (IBM AIX , HP-UX , Solaris vd. ) de dahil olmak üzere bütün sistemleri kurardım.Gerçek dünyanın küçük bir modellemesi olurdu.Aslında pek çok sistem olsa da benim için ideali Libreboot X200 özgür bios’lu %100 özgür Trisquel ve yeni çıkan GuixSD gibi bir işletim sistemi.Daha önce de elektronik oyuncaklara merakım vardı ve birşeyleri söküp takmayı severdim.Dolayısıyla her aşaması Özgür yazılım ile çalışan bir bilgisayar kullanmak ve parçalarını “söküp takmak” ilgimi çekiyor.Yazılım alanında ilerledikten sonra gömülü sistemlerden başlayarak donanımsal/elektronik işlere de bakmak niyetindeyim.Ancak şimdi Nvidia ekran kartlı bir bilgisayarda Linux Mint kullanıyorum.Ve düşük fiyatına rağmen benim için bir iş istasyonu görevi görüyor.SSD takviyesi ile bilgisayar’ın yapılandırmasının tamamlandığını düşünüyorum.

Bir mail listesinde şöyle deniyordu : işin %5’lik kısmı kod yazmak , diğer %95’lik kısmı ise iletişim kurmaktır.Ben de işin bu kısmına önem veriyorum.İnternetten , forumlardan , irc kanallarından ve mail listelerinden nasıl yardım alınır , sistem araçları nasıl üretilir ve yönetilir gibi konular ilk başta dikkat ettiğim konular.Kursumun bitmesinden sonra daha konsantre bir şekilde kod yazmaya başlayacağım.Bu süre içerisinde internet/ağ konusunda ilerlemeyi düşünüyorum.Sistemleri birbirine bağlamayı ve internete bağlanması , internette güvenli bir şekilde var olmasını sağlamak diyebilirim.

Siz de kendi çalışmalarınız hakkında bilgi verebilirseniz sevinirim.Teşekkürler.

Bilgisayar’ı nasıl kullanıyorum ?

GuixSD

GuixSD

GNU sitesinde Guix şu şekilde anlatılmış : Guix System Distribution is an advanced GNU/Linux distro built on top of GNU Guix (pronounced “geeks”), a purely functional package manager for the GNU system.

GuixSD sayfasındaki tanıtım videosunda ise dağıtımların GNU Emacs’i deniyor.Yani özelleştirilebilir ve programlanabilir bir yazılım/program oluyor.Beni heyecanlandıran özelliği de bu.Takip etmek ve katkıda bulunmak lazım.Her paket yöneticisinde olduğu gibi var olan yazılımları diğer paket yöneticisinden kullanılan paket yöneticisine aktarma çevirme gibi bir çalışma gerekiyor.

Tamamen özgür dağıtımlar içerisinde yer alan en dikkat çekici dağıtım GuixSD olacak.Süreci merakla izliyorum.

Teşekkürler.

GuixSD

Derslerim ve Ödevlerim

Derslerim ve ödevlerim

“Microsoft Sistem uzmanlığı” kursumun bitmesine bir ay kala bir sonraki dersimin ne olacağını düşünmeye başladım.Aslında amacım bir sonraki dersin ne olacağını öğrenmekten çok , gördüğüm dersleri bilgileri bilinç seviyesine çıkarmak , ne yaptığımı kendime kısa bir şekilde anlatmak ya da olası bir proje veya ödev için bir konu başlığı oluşturmak sayılabilir.

İlk olarak Microsoft Office dersini görmüştüm.Sonrasında İngilizce dersini gördüm.Üçüncü dersim ise Sistem Uzmanlığı dersiydi.Sistem uzmanlığı dersinde daha çok Windows sunucularına odaklandık , istemci tarafında çok fazla iş yapmadık.Derse rack sunucunun donanımlarını takarak başladık.RAID yapılandırması yaptık.Sonrasında temel network bilgilerini öğrendik.Ve Active Directory , DHCP yapılandırma , Trust kurma vb en temel konuları gördük.Şunu söyleyebilirim ki “sistem” dersiyle doğrudan bağlantılı ilk dersim Cisco dersi olacak.Network yapılandırması çok önemli bir konu olacak.Bunun dışında bir IT işiyle doğrudan ilgili yazılım dersi var.Web yazılım tarafında kapsamlı bir site yapılacağını öğrendim.Gerçi Web tasarım dersinde de kapsamlı bir siteyi HTML/CSS ile yapacağız.Diğer genel yazılım tarafında ise ne yapılabilir diye düşünmeye başladım.Belki de proje veya ödev olarak hem Web browserdan yönetilen hem GUI ile yönetilen bir sistem çözüm adımı üreticisi veya raporlama aracı yapılabilir.Web tabanlı yönetim aracı ile masaüstünde çalışan grafik arayüzünü entegre edebilir miyim , eğer web tabanlı olursa geniş ekranlı bir telefonda ya da tablette nasıl çalıştırabilirim bunları merak etmekteyim.Şunu söyleyebilirim ki bu çalışmamla bir bitirme tezi yazmış gibi olacağım.Ve bu işi yaptığımda bir sonraki kursum için de iyi bir altyapı olacak.Bütün dersleri kavramanın getirdiği bir çalışma olacak.

Gördüğüm dersleri tekrardan belirtmek istiyorum : MS Office Eğitimleri , Microsoft Sistem Uzmanlığı , Microsoft Yazılım Uzmanlığı ve Web Yazılım Uzmanlığı , Donanım Network Uzmanlığı ve Cisco Network Uzmanlığı , Web Tasarımı , Grafik Tasarımı , 3D Animasyon , AutoCAD , 3ds Max ve İngilizce eğitimlerini alacağım.Aslında özetlemek gerekirse Sistem , yazılım , network , görsel/3D tasarım ve İngilizce derslerim var.İngilizce dökümantasyon için gerekli olacak.Sistem ve Network dersleri arasındaki ilişkinin ise daha yakın olduğunu düşünüyorum.Yazılım dersi ise bu iki derse bir eklenti ya da üretmeye başlangıç olarak düşünülebilir.Ki bitirme tezi sayılacak çalışma esas olarak yazılım dersi ile ilgili olacak.Grafik ve görsel tasarım ile ilgili çalışma veya ödevlerime dersi gördüğümde karar vereceğim.Yine bütünleştirme ile ilgili birşey mi yaparım yoksa tek tek ödevler mi yaparım dersleri görünce karar vereceğim.

Aslında baya baya okul yada üniversite okuyorum.Şimdilik sistem dersini bitirmeye ve diğer derslere geçmeye bakıyorum.Daha sonra diğer derslerime bakacağım.Bu arada C çalışmaya devam edeceğim ve belki PHP’ye bakabilirim.GNU/Linux sistem yapısı ve görsel/3D tasarım ile ilgili çalışmalarım olacak.Yeni bir gelişme olduğunda yine yazacağım.

Teşekkürler.

Derslerim ve ödevlerim

Linux nasıl ortaya çıkmış , Ali Erkan İmrek

Linux nasıl ortaya çıkmış , Ali Erkan İmrek

Linux nasıl ortaya çıkmış.

Linus, Linux çekirdeğini kodlamaya başladığı 1991 yılında 22 yaşındaydı, ancak bunu yapmasına neden olan şey tam olarak çocukça bir meraktı. Bazı çocuklar oyuncakları öylece oynamak yerine içini açıp kurcalamaya meyillidir, Linus da bilgisayarlar konusunda böyle karaktere sahip bir çocuktu. Daha 12 yaşındayken Helsinki Üniversitesinde iktisat profesörü olan büyükbabasının hesaplamalar için kullandığı bilgisayarının başına geçip onun kağıt üzerine yazdığı program kodlarını bilgisayara geçirerek ona yardım ediyordu. Çünkü o dönemlerde bilgisayarlara işlem yaptırabilmek için hazır programlar neredeyse hiç yoktu ve kullanıcılar aynı zamanda programcı olmalıydı. Zamanla bu bilgisayarın kulanım kılavuzundaki örnek programları yazmaya başlayan Linus bir süre sonra kendi küçük programlarını da yazmaya başlamış. Büyükbabası ölünce de bu bilgisayar ona verilmiş. Linus, diğer çocuklar gibi çeşitli sportif oyunlar oynamak yerine uzun saatler ve günler boyunca kendisini bir bilgisayarla aynı odaya kapatıp program yazmaktan keyif duyan bir kişiliğe sahipmiş. Linus, ilerleyen yıllarda da bilgisayarlara olan bu çocukça merakını ve programlamaya olan ilgisini hiç kaybetmemiş ve kendi yazdığı küçük programlar her zaman hayatının en büyük eğlencesi olmuş.

1990 Yılında öğrencisi olduğu Helsinki Üniversitesi Unix işletim sistemi kullanmaya ve ders olarak C programlama dili ile birlikte okutmaya karar verir. Unix, tarihi 1960’lara kadar dayanan, akademik ve askeri alanlar ile kamu hizmetlerinde yaygın kullanılan, gücünü sadeliği, temizliği ve basitliğinden alan bir işletim sistemidir. Linus bu dersin kitabı olan ve Hollandalı profesor Andrew Tanenbaum’un işletim sistemleri ile ilgili yazdığı kitabı bir dönem önceden alıp okumaya başlamış. Kitap aynı zamanda Tanenbaum tarafından yazılmış Unix benzeri bir akademik çalışma sistemi olan Minix’i anlatmaktadır. Bu sayede Linus Unix’in gerisindeki felsefeyi ve bu işletim sisteminin neler yapabileceğini öğrenerek hayran olmuş. Ancak evindeki bilgisayar Minix çalıştıramadığından bir yıl boyunca para biriktirip Intel-386 işlemcili bir IBM PC almış. Tabii ki ilk yaptığı şey yeni bilgisayarına Minix kurarak bir taraftan i386 işlemcisini ve PC mimarisini anlamaya çalışmış bir taraftan da Minix sayesinde Unix’e olan merakını giderdiği bir döneme girmiş.

Minix son kullanıcıya hitap etmeyen akademik bir sistem olduğundan kullanıcının araştırıp öğrenmesini teşvik etmek amacıyla bilinçli olarak bazı noktalarda sakatlanmış veya eksik bırakılmış bir yapıya sahiptir. Üzerindeki bazı programlar da Linus’a hiç kullanışlı gelmemiş, bunlardan en önemlisi Üniversitedeki Unix sistemine bağlanmasını sağlayan uçbirim benzetme (Terminal Emulator) yazılımıydı. İşte bu programı beğenmeyen Linus’un kendi uçbirim benzetme programını yazmaya karar vermesiyle Linux’un tarihi başlamış oluyor. Ancak buradaki can alıcı nokta Linus’un sadece yeni bir uçbirim benzetme programı yazmaya başlaması değil bu programı Minix’den ayrı olarak doğrudan donanım kaynaklarını kullanarak yazmaya karar vermesidir. Bunu yapmasındaki amaç da yeni aldığı bilgisayarın nasıl çalıştığını anlamaktı.

Bir süre sonra Linus Üniversite bilgisayarına artık kendi uçbirim benzetme programı ile ulaşıyor olacaktı. İstediğini yapmıştı, yazdığı programın çalışması için bir işletim sistemine ihtiyacı yoktu, bilgisayarını Minix ile değil disketteki programından açtığında kolayca bağlantıyı sağlıyordu ancak bir eksik vardı. Bilgisayara kaydetmek istediği belgeler olduğunda bunu yapamıyordu. Bir yardımcı program ile bir işletim sistemi arasındaki ayrım noktasına işte bu anda geldi. Ancak yaptığının bir işletim sistemine yöneldiğini anlaması programını Minix dosya sistemini okuyup yazabilecek şekilde geliştirdikten sonra oldu. Artık o basit bir uçbirim benzetme yazılımı değildi, kendini aşmıştı ve Linus daha iyisini yapmanın çok eğlenceli olacağını düşünmeye başladı.

Linus sonunda Minix’in kötü ve eksik yönlerinden kurtulmak için radikal bir karar verdi ve kendi disk sürücüsü ve dosya sistemi olan bir sistem yazmaya girişti. Bu gerçekten korkutucu bir karardı çünkü yapmayı planladığı şey teknik açıdan çok ağırdı ve uzun aylar boyunca neredeyse insan üstü bir çalışma temposu gerektiriyordu. Sonuçta Linus 1991 yılının yaz aylarını (ki Finlandiya’da yılın en güzel, insanların güneşin sıcaklığını hissedebildiği bir dönemdir) evinde pencereye siyah bir perde çekilmiş olarak bilgisayar başında geçirdi. Gece ile gündüzün birbirine karıştığı, yemek-uyku-kodlama ile geçen aylar boyunca Linus karanlık odasında kendi deyimiyle çok tatmin olduğu çok eğlenceli bir dönem geçirdi.

1991’in Eylül ayı geldiğinde artık Linus’un “Freax” adını verdiği işletim sistemi çalışır haldeydi. Aslında yaptığı iş bir işletim sistemi için gerekli olan temel prensipleri ve kuralları kodlamaktı, henüz sistem üzerinde sadece kulanıcı girişi yapıp komut girmenizi sağlayan bir kabuk program ve bir C programlama dili derleyicisi çalışıyordu. Aslında C derleyicisi olması demek pek çok programın derlenip kullanılabilmesi anlamına geliyordu ancak sistem oldukça kararsızdı, bir süre sonra kendiliğinden çöküyordu. Bu nedenle Linus geliştirme için hala Minix’i kullanıyordu. Linus iyileştirme ve geliştirme önerileri almak için Freax’ı Üniversitenin bilgisayarı üzerinden internette yayınlamaya karar verdi. Bu konuda Üniversiteden kendisine yardım eden Ari Lemke Freax adını beğenmeyerek projenin diğer adı olan Linux’u kullandı ve proje Linux adıyla yayınlandı.

Birkaç ay içinde Linus’a bir çok düzeltme önerisi ve hata bildirimi gelmeye başladı. Bir süre bu düzeltmeleri yaptı ancak yazılımdan hata (bug) ayıklamak pek eğlenceli bir uğraş değildi ve Linus projeye ilgisini yitirmeye başlamıştı ki kendi yaptığı bir hata nedeniyle bilgisayarındaki Minix kurulu olan bölüm zarar gördü. Elinde tek çalışan sistem Linux kalmıştı ve bu noktada büyük bir radikal karar daha verdi ve Minix’i terar kurmak yerine tüm geliştirme işlemleri ile günlük işlerini Linux ile yapmaya başladı. Ayrıca Linux pek çok hekır tarafından denenmiş ve geliştirme önerileri de gelmeye başlamıştı. Artık 1992 yılının ilk aylarında Minix’te olmayan bazı özellikler de Linux’a eklenince o güne kadar Minix kullanan pek çok uzman artık özgürce değiştirip geliştirebilecekleri Linux kullanmaya başladı.

Bir yıl geçmeden Linux yüzlerce uzmanın katkısı ve sayısı tahmin edilemeyen kullanıcı kitlesiyle bir Üniversite öğrencisinin eğlencesi olmaktan çıkmıştı. Artık ticari Unix sistemlerin sularında gezinmeye başlamıştı ve tamamen özgürce dağıtılıp kopyalanabiliyordu. Birisinin çıkıp Linux kodlarını ticari bir üründe kullanıp kodlarını gizleme tehlikesine karşı Linus 0.12 sürümünü GPL (General Public Licence) lisansı ile dağıttı. Bu da oldukça radikal bir karardı çünkü bu sayede Linux kodlarını ticari olarak kullanmak isteyenler yaptıkları değişiklikleri ve geliştirmeleri herkesin göreceği şekilde açmak zorunda kalacaktı, bu da Linus’un tam olarak istediği şeydi. Çünkü özgür bir yazılımın gelişimi onunla ilgili kaynakların özgürce ulaşılabilir olmasıyla doğrudan bağlantılıydı. Bu kararla birlikte Linux (Linux çekirdeği) bugünlere kadar olan gelişim çizgisine oturmuş oluyordu.

Ali Erkan İmrek